Son günlerde tüm gündemi WhatsApp gizlilik sözleşmesinin ve kullanım şartlarının yenilemesi meşgul ediyor. Kullanıcılar bu hafta içerisinde whatsapp’a girdiklerinde ekrana gelen sözleşmeyi kabul etmeleri gerektiği aksi takdirde uygulamayı kullanmaya devam edemeyeceklerine dair bir uyarı aldılar. Muhtemelen bir çoğumuz da bu ekranda yazılanları çok da okumadan ‘Onayla’ diyerek whatsapp’i kullanmaya devam ettik.

Gizlilik Sözleşmesi değişti, peki bu gerçekten ne anlama geliyor?

Bu hafta hepimiz telefonumuzu elimize alıp WhatsApp uygulamasını açtığımızda bizden veri izni isteyen bir ekranla karşılaştık. Bu metin bizim whatsapp üzerinden iletişim için kullandığımız verilerin, konum verilerimizin ve bir takım kullanım verilerimizin Facebook ile paylaşılacağını söylüyordu. Eğer izin vermezsek 8 Şubat 2021’den itibaren WhatsApp kullanamayacağımızı da belirten bu uyarı bir çok kullanıcı tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Dahası, WhatsApp’ın daha önce ‘WhatsApp bilgilerinizin Facebook ile paylaşılmamasını seçebilirsiniz’ diye sunduğu opsiyon da bir seçenek olmaktan çıkarıldı ve bilgi paylaşımı zorunlu tutuldu.

Kullanıcılar buna sert tepki verdi tabi ki ama bu izin bizden yeni isteniyor olsa bile aslında Facebook bu verilere 2016 yılından beri erişebiliyor. Facebook Whatsapp’i 2014 yılında satın aldığında uygulamayı hiç bir şekilde reklam için kullanmayacağını, hiç bir zaman ücretli olmayacağını, konuşmaların güvende olacağını duyurmuştu. Tabi ki öyle olmadı ve 2016 yılında bir değişikliğe giderek WhatsApp verilerini Facebook ile paylaşmaya başladı.

Yani zaten son 4 yıldır olduğu gibi veriler Facebook ile paylaşılmaya devam edecek. Mark Zuckerberg bunu kullanıcı deneyimini anlamak, iyileştirmek ve özelleştirmek için yaptıklarını, daha hedefsel pazarlama için kullanacaklarını söylese de işin tam olarak aslı öyle olmayabilir mi?

Zuckerberg on court

Facebook daha önce seçim sonuçlarına etki etmekle suçlanmıştı

Sonuçta Facebook daha önce sosyal medya üzerinden belli kişilere yalan ya da gerçek sadece belli politik görüşlerle ilgili negatif haberler göstererek seçim sonuçlarına dolaylı yoldan etki etmekle suçlanmış bir şirket. Yani örneğin güçlenmesini istemediği bir politik görüş hakkında o görüşü savunan kişilerle ilgili yalan haberler yayınlayarak, ya da yayınlanmış yalan haberleri seçerek bu görüşe daha yatkın olan kişilerin anasayfasında gözükmesini sağladı. Böylece bu kişilere yanlış bilgi vererek fikirlerinin değişmesinde ya da karışmasında rol oynadı. Bilim kurgu filmi gibi ama değil. Bu konuyla ilgili internette bir çok makale ve haber mevcut. Bir kaçını paylaşayım;

https://www.theatlantic.com/technology/archive/2017/10/what-facebook-did/542502/

https://www.ft.com/content/ebbf9be3-307b-4fdd-a582-069099e3096c

https://www.nytimes.com/2020/09/03/technology/facebook-election-chaos-november.html

https://theconversation.com/can-facebook-influence-an-election-result-65541

Hangi bilgileriniz paylaşılıyor?

Böyle iddalar ile suçlanan, kişisel veriler ve iletişim izinleri vb konularda mahkemede kendini savunmak zorunda Mark Zuckerberg’in WhatsApp için ne kadar dürüst olduğunu tabi bilemiyorum ama WhatsApp’a izin verdiğinizde şu bilgilerinizi Facebook ile paylaşmış oluyorsunuz:

  • IP adresi
  • işletim sistemi
  • Tarayıcı ayrıntıları
  • Pil sağlığı bilgileri
  • Uygulama sürümü
  • Mobil ağ
  • Dil ve saat dilimi
  • İşlem ve ödeme verileri
  • Konum bilgileri

Dediğim gibi, bu bilgileri aslında 2016’dan beri haberiniz olmadan zaten paylaşıyordunuz. Fakat değişiklikle birlikte artık Facebook bu bilgileri paylaşmak istememe seçeneğini tamamen hayatımızdan kaldırıyor ve uygulamayı kullanmak için izin vermeyi zorunlu tutuyor.

Bu gelişmelerden çevremden ve sosyal medyadan bir çok kişinin WhatsApp kullanmayı bırakıp Telegram kullanmaya başladığını görüyorum ama sizi üzecek bir haberim var: Telegram’ın sahipleri aynı zamanda Rus sosyal medya platformu VK’nin (vkontakte) de sahipleri. Amerikan’dan kaçarken Rus’a yakalanmak. Burada karar tabi ki kullanıcıya kalıyor, Facebook’a mı daha az güveniyorsunuz yoksa VK’ya mı buna karar vermeniz lazım. Tabi bu iki seçenek dışında onlarca başka mesajlaşma uygulaması da var. Fakat mesajlaşmak bir iletişim yöntemi olduğu için çevremizin, arkadaşlarımızın da aynı uygulamayı kullanıyor olması gerekiyor. Bu malesef tek başımıza karar verebileceğimiz bir şey olmaktan çıkıyor.

Konuyla ilgili WhatsApp’ın kendi sitesinden hizmet şartlarına erişebilirsiniz: https://www.whatsapp.com/legal/updates/terms-of-service

Son olarak

Ürüne para vermiyorsanız, ürün sizsinizdir

Dinamik kalın