C

D Project Red firmasını çoğumuz dünyayı kasıp kavuran Witcher serisi ile tanıyorlar. Seri o kadar popüler oldu ki Netflix dizisini yaptı ve hatta gelecek sezonlar için bile çoktan anlaşmalar imzalandı. Witcher oyununun ekmeğini hakederek çok güzel yiyen Polonya’lı yapımcılar kolları sıvayarak tek oyunluk bir firma olmadıklarını dünyaya kanıtlamak istediler ve bundan tam 8 yıl önce 2012’de siberpunk temalı Cyberpunk 2077 oyununu duyurdular.

Y

ani aslında oyun 2020’de çıkmış olmasına rağmen oyun dünyası bu oyunu çok uzun yıllardır bekliyordu. CD Project Red bu uzun yıllar boyunca oyunu o kadar harika pazarladı ki hem oyuncuların ağzını sulandırdı, hem de beklentileri arşa çıkarttı. E tabi bunu yaparken bir yandan da kendi bacaklarınsa sıktılar. Çünkü bu kadar beklenti olan bir oyunun neredeyse kusursuz olması gerekiyordu. Peki öyle mi oldu?

Büyük beklentilerle çıkış saatini beklediğim oyunun ana hikayesini toplamda 37.5 saat oyun süresiyle tamamladım. Yazının buradan sonrası oyunun güzel tarafları, olmamış tarafları ve hikayeyle ilgili küçük de olsa spoiler barındırıyor. Şimdiden uyarayım.

Efsane bir atmosfer. Yaratılan bu dünya tek cümleyle özetlenemez tabi ki ama kısaca anlatmaya çalışayım. Bir kere oyuna girer girmez şehrin havası üzerinize çöküyor. Şehrin mimarisi, dükkanlar ve ışıkları, sokakların o geleceğin pisleşmiş şehrini tasvir eder şekilde işlenişi, teknolojinin uç noktalarına çıkılmış olması ama insanlığın çok daha kötü durumda olması, araçların tasarımı, neon ışıkları, her şeyiyle mükemmel bir şehir. Gecesi başka gündüzü başka büyüleyici. Oyun görsel anlamda tam bir sanat eseri. Sadece durup izlediğinizde çok büyük emek verilmiş olduğunu anlıyorsunuz. Şehir merkezi, taşra, Çin mahallesi, Japon Mahallesi, Sanayi bölgesi, çöp dağları, gece kulüpleri, çin pazarı, evsiz insanlar, her şey çok detaylı tasarlanmış. durun bi kenarda ve izleyin, detaylara dalacaksınız; ta ki o detaylarla etkileşime geçmeye çalışana kadar; onu da negatif noktalarda anlatacağım.

Özellikle ana karakterlerin seçimi bana kalırsa çok başarılı. Kıyafetler ve yüz detayları fazlasıyla gerçekçi. Tabi ki 2 ana karakterden birisi oyuncu olarak bizim canlandırdığımız ve isteğimize göre yarattığımız ‘V’ karakteri, diğeri ise Keanu Reeves abimizin hayat verdiği Johnny Silverhand. Keanu reisin ana hikayenin bir parçası olması, zırt pırt çıkıp artislik yapması çekici detaylar. Judy ve Panam gibi kesinlikle oyun tarihinin en güzel kadınları listelerine girmesi garanti 2 yan karakterden de bahsetmek lazım.

JUDY ALVAREZ

Judy IT’ci bi arkadaş. Yazılım, hacking, biochip’ler falan onun işleri. Hikaye içerisinde de bize bazı görevlerde yardımcı oluyor. Bazen de biz ona yardımcı oluyoruz.

PANAM PALMER

Panam nomad’lerin arasında yaşayan, hatta onlara liderlik eden muhtemelen latin kökenli bir arkadaş. Çetesi var diyelim daha doğrusu. Şehrin dışında çadırlarda yaşıyorlar. Tek amaçları özgürlük ve kapitalizmin yıkılması.
(Sen Judy diye ağlarsın ama cenazene Panam gelir)

RTX özellikli bir grafik kartınız yoksa üzülmeyin. Grafikler, kaplamalar ve ışıklandırma fevkalade. Tabi ki cyberpunk bir evrenin olmazsa olması neon ışıklar, cıvıl cıvıl bir şehir. Dolayısıyla ışıklandırma bu oyunun en önemli noktası. RTX destekli bir kartım olmadığı için RTX aktif oynamadım fakat ona rağmen ortam atmosferini oyuncuya yansıtırken ışıklandırma çok başarılı kullanılmış. Şehir zaten neon led’lerden oluşuyor desem yanlış olmaz, her yer gaming keyboard gibi Bu ışıklandırmaların ortama ve objelere etkisi fazlasıyla etkileyici. Ayrıca sadee geced değil, gündüz de güneş ışınları için aynı şey geçerli. Gecesi başka, gündüzü başka güzel.

Oyun içindeki herhangi bir obje ya da karaktere zoom yaparak inceleyebilirsiniz, tüm kaplamalar gerçeğe çok yakın. Örneğin bir oyunda bir kıyafetin ya da koltuğun deri olduğunu, kot olduğunu, keten olduğunu, vs hissettirebilen gösterebilen oyun bulmak çok çok zordur. Şunu diyebilirim ki cyberpunk 2077 şimdiye kadar gördüğüm oyunlar içinde bunu en iyi başaran oyun. Bu dediğim tüm kaplamalar için geçerli. Zemin kaplaması, insan cildi, kumaş, duvarlar, vs aklınıza ne gelirse, tüm kaplamalar gerçeğe çok yakın. ve bu da görsel anlamda gerçekçilik hissini artırıyor. Fakat yine ta ki hareket edene kadar diyorum ve negatif noktalara geçiyorum.

Punk’ın Cyber’ı olur da güzel olmaz mı ya? Olur tabi. Ama Cyberpunk 2077 malesef görsel anlamda sunduklarını fizik motoru ve yapay zeka tarafında sunamıyor. Sunmayı geçtim, yaklaşamıyor bile. Burada belirtmem gereken maalesef çok şey var. Görsel anlamda öve öve bitiremeyecek kadar güzel tasarlanmış bir oyunun kullanıcı deneyimi tarafında bu kadar kötü işlenmiş olması çok ama çok üzücü.

Vadedilen bazı şeyler maalesef oyunda beklentileri karşılayamadı. Karşılaştığım olumsuzlukları maddeler halinde yazayım:

  • Karakter yaratma ekranı öyle detaylı, böyle acayip, şöyle derin diye anlatıldı. Surat ve fizik özelleştirmeleri artık futbol, basketbol oyunlarında bile bundan daha detaylı. 7-8 seçenek arasından birini seçmek mi çok detatylı karakter yapmak oluyor? he pardon, karakterin çükünü yapabildiğimiz için ‘oo o kadar detaylı ki, çükünü bile özelleştiriyorsun’ diyebilmek için yapılmış olabilir mi? Evet olabilir.
  • Karakteri yarattık, oyuna girdik. Karakterimizi motora binerken ya da aynaya bakarken görmekten başka seçeneğimiz yok. Bu oyun bir action fps, o yüzden tabi ki oyunu karakter gözünden göreceksin diyenler olacaktır. CRPR Cyberpunk’ı ilk duyurduğunda ‘eşsiz bir rpg deneyimi sunacağız’ demişti. Yıllar içinde geliştirme devam ederken bu karardan vazgeçtiler sanırım. Çünkü oyun eşşiz bir RPG deneyimini geçtim, sıradan bir RPG deneyimini bile çok hissettiremiyor maalesef. Hadi diyelim oyun RPG değil (resmi tanıtımlarda janra olarak action role playing yazıyor ama neyse) o zaman burada kişisel bir yorum olarak; harika tasarlanmış bu ortamın içinde kendi yarattığım karakteri dışarıdan görmek isterdim. En azından opsiyon olsaydı keşke. Çünkü bir karakter yaratıyoruz ve onu son sahneye kadar neredeyse hiç görmüyoruz. O zaman neden yaratıyoruz ??
  • Ana hikaye ve yan görevler birbirini neredeyse hiç etkilemiyor. Esnaftan aldığınız ek eşyalar; level atlatıkça kazanılan özellikler, upgrade’lerin hikayeye neredeyse hiç etkisi yok. Karakterlere girdiğim diyalogların da hikayeye neredeyse hiç etkisi yok. “bu oyun bir fps, rpg değil” diyebilirsiniz yine. O zaman şöyle söyleyeyim; ben bu oyunu 37 saatte hiç crafting yapmadan ve hiç el, kol bacak, chip eklentisi satın almadan bitirdim. Buna ihtiyaç dahi duymadım. Hiç bir diyalog beni farklı bir hikayeye çekmedi. Hiç bir noktada beni craftinge itmedi oyun. Peki ben bu craftingi, eşya toplamayı, satmayı, satın almayı, neden yapayım? Ne vaad ediyorsun bana? Bu kadar item neye yarıyor? Onlarca skill upgrade’i var karaktere yapabileceğiniz, neredeyse 5de 1’ini bile yapmadım hikayeyi bitirene kadar, ihtiyaç da duymadım. Demek istediğim şu; oyunun upgrade, crafting ve diyalog özellikleri malesef karaktere ve hikayeye neredeyse hiç bir şey katmıyor bu yüzden de bu özellikleri kullanmak zorunda hissetmiyorsunuz. Sizi bu noktalara çekemiyor oyun.
  • Safehouse olarak evim var, oyunun başında evden çıktıktan sonra bi daha girmedim, gerek olmadı. Ne kovalayan var, ne envantere gireyim bişeyler alayım ihtiyacım var. Karakterimin sırt çantasında en son 16 tane tüfek, 3 tane tabanca, 4 el bombası, 2 bıçak, 1 katana, 1 balyoz, 3 tshirt, 3 çift ayakkabı, 1 şapka, 2 pantolon, 1 şort, onlarca da abur cubur vardı. bu kapasite upgrade’ler ile daha da artırılabiliyor. (yuh)
  • Diyalog ağırlıklı ilerliyorsunuz ama seçenekleriniz 1-2 nokta hariç hikayenin hiç bir yerinde gidişatı etkilemiyor. Muhabbetin sonu yine aynı yere bağlanıyor. Reddit’te r/cyberpunkgame başlığında bununla alakalı bir çok diyalog dalga konusu olmuş durumda. Yani bir noktaya beraber mi gidelim, ayrı mı gidelim seçimini bana bıraktığınız için teşekkür ederim CDPR.
  • Hadi diyelim ki bi şekilde hikayeyi açık dünyaya, upgrade vs çok bulaşmadan bitirdik, çok da umurumuzda değil. Gezeceğiz keşfedeceğiz, etkileşime gireceğiz, dolaşmak istiyoruz Night City’de, şehirde keşfedilecek yerlerde ne gibi opsiyonlar sunuyor oyun? Orada da sınıfta kalıyor maalesef. Devasa şehir, görseli mükemmel ama etkileşim yok. Ayrıca hikaye haritaya güzel dağıtılmamış. Ana hikayeyi bitirmeme rağmen haritada hala görmediğim çok fazla nokta var. Açık dünyada serbest gezerken keşfedeceğim artık ama o zamanda can sıkan başka noktalar var. Npc’ler (şehirdeki insanlar) ve araçlar sadece şehir boş durmasın diye var gibi. Etkileşim neredeyse sıfır. Fastfood dükkanları vs var ama bir şey alamıyorsunuz; yiyecek, içecekleri yerlerde falan topluyorsunuz.
  • Ayrıca fizik motorunun çok kötü olması ve farklı glitchler yüzünden tam mükemmel atmosfere kapılacakken bi anda ‘noluyor ya’ noktasına itiyor insanı oyun. Bu bug ve glitch’ler en az karşılaşılan pc versiyonunda bile can sıkıcı boyutta. Benim karşılaştığım noktalar şunlar:
  • Npc’lere selam veriyorum, hey diyip devam ediyorlar. Durmuyorlar bile, yürümeye devam. Var mıyım, yok muyum belli değil.
  • Bazı npc’ler konuşurken ağızları dahi kımıldamıyor.
  • Npc’lerin içinden yürüyerek geçebiliyorsunuz. Önlerinde durduğunuzda tepki yok.
  • Yerde çömelmiş bir adamın üstüne çıktım. Çıt yok. Böyle seviyor heralde.
  • Npc’lerin kendi rutinleri yok. Çevresel faktörlere tepkileri de neredeyse yok. Bazen korkup koşuyorlar sadece.
  • Bir grup NPC ya da araca bakarken mouse’u diğer tarafa çevirip, tekrar bu gruba döndünüz. Abra kadabra. Ya ortada yoklar, ya da yerlerine başka insanlar ve başka model araçlar gelmiş.
  • Npc’ler özellikle merdiven çıkarken ya da kaldırım gibi yerlerden geçerken kafayı yiyor. buzda kayar gibi ilerleyen, bacağı kıçına kaçan npc’ler ve hatta ana karakterler görmeniz çok olası.
  • Yolun ortasında durunca araçların çoğu hiç yokmuşsunuz gibi çarpıp devam ediyor. Durmak yok yola devam. Ben aslında yok muyum?
  • Bir keresinde görevdeyken araba çarptı ve karakterim haritanın altına itilip boşluğa düşmeye başladı ve tabi ki öldü.
  • Bir görevde siper alayım diye gizlendiğim yakıt deposunua sıkıştı karakterim. Hiç bir şekilde çıkamadım. Düşmanlar da aşırı zeki oldukları için gelip bi tanesi bile lan bu çıkmıyor, gidip öldürelim demedi. Yarım saat uğraştım da en son yaralanarak çıktım.
  • Otobanda ilerliyorum, etrafımda 7-8 araç daha var. Bir anda teker teker yok oluyorlar, yerlerine başka araçlar beliriyor. Mouse’u da çevirmiyorum bu arada, hepsi görüş alanım içerisinde.
  • Kaplamalar bazen yüklenmiyor, kafamı çeviriyorum, bir kütle duruyor yolda. Sonra bi anda arabaya dönüşüyor. (oyun m2 nvme ssd’ye kurulu, yani okuma yazma hızıyla alaklı bi sorunum yok)
  • Kapıya, duvara, dolaba sıkışan karakterler var ve bu durumlar malesef ana görevlerde de meydana geliyor.
  • Arasaka’nın cenazesi görevinde asansörle üst kata çıkınca kapı açıldığı anda size bir drone ateş açıyor. Drone’a pompalı tüfekle bir kaç kez sıktıktan sonra patlıyor ve ne olsa beğenirsiniz? Ateş ettiğim tarafa doğru itici güçle patlayarak geri geri uçması gereken drone, bana doğru patlayarak asansörün kapısına düşüyor. Ana görev ve o kapıdan çıkmam lazım, fakat giriş tıkandığı için çıkamıyorum. Bir cisim nasıl olur da itici gücün geldiği tarafa doğru itilebilir?
  • Aynı durum Arasaka kızını malikaneden çıkarırken de başıma geldi. Dev robot patladığında itildiği tarafa değil bana doğru uçarak malikane kapısını tıkadı. Camı kırıp çıktım.
  • Duvarın arkasında siper alıyorum, bazen düşmanlar duvarın içinden ateş edip zarar verebiliyor. Bu her zaman olmuyor ama olduğunda can sıkıcı.
  • Motosikletle duvara dümdüz giriyorum, motorun önü kalkıp geri sekiyor balon gibi ve gitmeye devam ediyorum. İyi mi böyle?
  • Motosikletle dev kamyona çarpıyorum, kamyon uçuyor arkaya doğru, ben hala motorun üstündeyim. Çarpışma fizikleri rezalet.
  • Araçla diğer araçlara çarpıyorum, ya altına girip diğer aracı fırlatıyor ya da üstüne çıkıyor. Hasar falan geçtim, araçlar sağda solda duran cisimlerin arasına sıkışıyor ve glitch’e girip titremeye başlıyor.
  • Yolun kenarında duran poşete çarpıyorum, sanki betona çarpmışım gibi takla atıyorum. Poşet sabit duruyor.
  • Polisler bambaşka bi boyut. 37 saat boyunca tek bir polis kovalamacası, çatışması yaşamadım. Sadece bi kaç kez yakalamaya çalıştılar, yürüyerek arka sokağa kaçtım ve bıraktılar. Ancak bu kadar salak olunabilir. gta 3 polisleri bundan daha zekiydi.
  • Daha da kötüsü geliyor; polisler olay yerine araçla gelemiyor. Nerede olursanız olun pat diye yanınızda spawn oluyorlar. Mesela bir gökdelenin tepesindesiniz, aşağıya ateş ettiniz, pat arkanızda polisler oluşuyor. Bir ara bunu oyunun bi özelliği sandım, ışınlanmayı da bulmuşlar galiba diyordum.
  • Mükemmel modellenmiş ana karakterler hareket ederken, yürürken, merdiven çıkarken, koşarken o kadar robotic hareket ediyor ki yine kendinizi eski bir oyunda gibi hissediyorsunuz.
  • Bazı ana karakterlerin de içinden geçebiliyorsunuz.
  • Navigasyon çok kötü. Nereyi gösteriyor, nasıl gösteriyor belli değil.
  • Yağmur sadece bir ekran filtresi gibi. Yerlerde, zeminde bir etkisi gözükmüyor. Sadece biraz parlıyor yollar. Yağmur damlaları objelere ve zemine çarpmıyor.
  • Photomode’da tam serbest kamera yok. Photo contest açılmış ama tamamen özgür bir kamera olsa daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
  • Bazı özellikler bazen bug’a giriyor ve çalışmıyor. Mesela ‘tab’ ile çalışan tarama modu çalışmamaya başladı. Acaba dedim bu bölümde kullanamıyor muyum. Sonra oyunu kapatıp açtım ve düzeldi.
  • Eşya toplama (loot) menüsü bazen ekranda takılı kalıyor. Yeni bir eşya alana kadar da gitmiyor.
  • Panam’la tankın içinde bir sevişme sahnesi var. Tam o esnada baskın oluyor, çatışmaya giriyorsunuz. Etrafınızı ordu sarmış. Çatışmadan sonra Panam tankın içinden giyinik çıkıyor, bizim karakter çıplak. O halde çetenin yanına gidiyorsunuz adamlar hala ‘harikaydınız, haşat ettiniz düşmanı’ vs. Lan harikaydık tamam da, konumuz o mu şu an? Neden çıplak benim karakter?
  • Final sahnesinde karakterimizin ağzı sonuna kadar açık. Sanki şoka girmiş gibi ama sakin sakin yürüyor. Kapıdan çıkıyoruz, otomatik kapı kapanırken ağız da kapanıyor. Kapının koduyla ağız kodu senkronize hareket ediyor heralde.

Daha niceleri var ama bu liste sonsuzluğa gider. Duvara girip kaybolan adamlar, binaların içinden geçen trenler, kafası koptuğu halde yürümeye devam eden insanlar, vs. Bir video bırakayım da sizin de fikriniz olsun:

U

slu bir çocuk olursanız siz de belki cyberpunk’ı hatalarla karşılaşmadan oynayabilirsiniz, kim bilir? Beklentileri arşa çıkarttığı için büyük beklentiyle oynanmaya başladığımız oyun bazı noktalarda beklentileri fazlasıyla karşıladı. bu noktalar tabi ki atmosfer, grafikler, karakter modellemeleri ve ana hikaye.

N

e yazık ki bu bir oyun olduğu için sadece bir kenarda durup şehri izleyecek değildik. Çatışmaya girmemiz, koşturmamız, araç kullanmamız gerekiyordu. Görsel olarak çok güzel tasarlanmış bir şehrin içerisinde kötü tasarlanmış bir kullanıcı deneyimi yaşadık maalesef. Fizik motoru ve yapay zeka tarafındaki berbat durum insanın bu büyüye kesintisiz kapılmasının önüne geçiyor ve insanı dışarı çekiyor. Bu haliyle dahi bu oyun benim için 7/10 bir oyun çünkü bu evren bir sanat eseri ve tasarım tarafında çok büyük emek olduğu ortada. Senaryonun akıcılığı ve atmosfer beni hikayeyi bitirene kadar 37 saat başında tuttu mu, tuttu. Eminim daha uzun saatler şehri keşfetmek için oynamaya devam edeceğim. Bug ve glitch’ler olmasaydı diğer özellikler, mekanikler böyle tasarlanmış, yapacak bir şey yok denilebilirdi ve o zaman 9/10 diyebilirdim. Fakat CDPR’ın oyun için yaptığı ilk duyuru ve yıllar içerisinde yapılan onlarca ekstra tanıtımla ve açıklamalarla bizim beklentimiz bu duruma geldi.

Kısacası CDPR kendi bacağına sıktı. Bu kadar bug olan bir oyun keşke yayınlanmasaydı, biraz daha toparlansaydı diyeceğim ama zaten çok uzayan bir sürecin sonunda sanıyorum ki “abi yapabileceğimizin en iyisi bu, daha fazla düzeltemeyiz” dediler ve çıkarttılar oyunu. Zaten oyunun daha önce de ertelenmiş olması firmayı iyice baskılamıştı. Biraz da mecbur kaldılar tabi ki.

Sonuç olarak CDPR’ı Rockstar ile kıyaslamıyorum, kıyaslamak istemiyorum, Allah çarpar tabi ama; şu haritayı alın Rockstar’a verin ortaya nasıl bir şey çıkar hepimiz az çok hayal edebiliriz sanırım. Bu bağlamda RDR2 ile Rockstar’ın aslında bize nasıl bir dünya sunduğunu bir kez daha yad etmiş olalım ve değerini bilelim. Cyberpunk 2077 için “GTA V’in içinden geçecek, GTA serisinin yerini alacak” diye yorumlar vardı bir ara. Şu an sanıyorum ki Rockstar yönetim kurulu viskilerini doldurmuş kahkahalar atarak Cyberpunk 2077 incelemelerini izliyorlardır.

Umarım bu buglar gelecek güncellemeler ile düzeltilir ama buna da kısa vadede çok ihtimal vermiyorum. Güncellemeler için ilk öncelik performans düzeltmeleri olacaktır. Performansla ilgili iyileştirmeler artık tamam dendiğinde de diğer konulara değinilecektir.

Bekleyip göreceğiz